Depremin Psikolojik Etkileri
Depremin psikolojik etkileri ve sonuçları açısından en ağır sonuçlarını hissettiğimiz bir doğal afettir.
Depremin psikolojik sonuclarına baktığımızda hem doğal afet olması hem de yanlış yapılan uygunsuz binalar sonucunda olan yıkımlarda olduğu için insan elıyle de oluşmuş sonuçları olmaktadır. Travmaların sonuçlarına baktığımızda insan eliyle oluşturulan travmaların daha yıkıcı olduğu verisi vardır ancak deprem hem doğal afet olması hem de insan eliyle de oluşturulmuş olması sonucunda psikolojik olarakta ağır sonuçları olan bir doğal afettir.
Deprem olduğu an da ve sonrasında bir çok stresli yaşam olayı yaşanmaktadır. Deprem olduğu anda yaşanılan sarsıntı daha sonra göçük altında kalma ihtimalimiz veya binadan dışarı çıksak bile sevdiklerimizin enkaz altında kalma ihtimali veya yıkılan binalara şahit olmak hepsi birer stres faktörüdür. İnsanların şehirlerinin yıkıldığına şahit olmaları, sosyal çevrelerini komşularını kaybetmeleri yani aslında bir çok yaşam alanını kaybetmeleri de deprem anında olan stresörlerden biridir.
Gün geçtikçe barınma,beslenme,hijyen sorunları baş göstermektedir.İnsanlar alışık olmadığı bir düzene kayıplarıyla birlikte alışmaya çalışmaktadır. Devam eden artçı sarsıntılarda insanlarda korku ve panik duygusunu arttırmakta ve deprem bölgesindeki stresörler arasına girmektedir. Yani deprem olduğu andan sonrasına kadar bir çok stresli yaşam olayını birlikte içinde barındırmaktadır.
Depremden sonra tabi ilk yaşadığımız duygu korkudur. İnsanlar korku,dehşet gibi duyguları çok yoğun yaşamaktadır ve depremden sonra birde artçılardan dolayı beklenti korkusu ve kaygısı da olmaktadır. Ne zaman deprem olacak kaygısıyla da bu süreç devam etmektedir. Ve depremde yer ayağımızın altından kaydığı için ve beklenmedik bır anda olduğu için kontrol algımzda oldukça bozulmaktadır.
Enkaz altında yakınlarını kurtarmaya çalışan kişilerde yoğun bir çaresizlik duygusu hakim olmaktadır. Aynı zamanda televizyonlardan izleyen depremde yaşananlara şahit olan,arama kurtarma ekibinde çalışan kişilerde olaya şahit oldukları için ikincil travma yaşamaktadır ve ekrandan izleyenler bir şey yapamadıkları duygusuna kapıldıkları için de yoğun bir çaresizlik duygusu yaşamaktadırlar.
Bu çaresizlik duygusunu suçluluk duygusu izlemektedir.Ekran başında izleyenler için bir şey yapamamanın suçluluğu, sıcak evde oturmanın suçluluğu ,yemek yemenin suçluluğu görülmektedir. Enkaz altında yakınlarını kaybedenlerde onları kurtaramanın ,evden çıkmalarına yardım edebilirdim gibi düşüncelerle bir